Tarımsal Ürün fiyatlarındaki anormal yükselişin kaynağı aşağıdaki grafikte açıkça görünmektedir.

2014 yılında kişi başı üretim 1,35 kg’a düştükten sonra 2015 -2016 yıllarında üretim kişi başı 1,45 kg’a yaklaşmış, ithalat kişi başı 100 USD’nin altına düşmüştür. Ancak 2017 yılında tarımsal üretim kişi başı 1,5 kg’a yükseldiği halde, ithalat da kişi başı 110 USD’ye yükselmiştir.

2017’de Fiyatlardaki artış ivmesinin artan üretime rağmen yapılan gereksiz ithalatın kurlardaki artış ivmesinden kaynaklandığı açıktır. Tarımsal üretim 2018’de kişi başı 1,40 kg’a düşmüş, ithalat ise kişi başı 110 USD’de kalmıştır. Fiyatlarda ise artış ivmesi en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Bunun temel nedeni, üretimdeki 6 milyon Ton kayıptır.

Piyasa Fiyat Kontrolü yapmak zaten Ticaret Bakanlığının asli vazifesidir ve fiyatlar artınca değil, her zaman yapmalıdır.

Tarımsal Ürün Fiyatlarında denge; Tarımsal Üretim Girdilerinde sübvansiyon sağlanması, Tarımsal Üretim Girdileri için destek primi verilmesi, Taban Fiyat ilan edilmesi, Satılamayan ürünlerin Devlet tarafından alınacağının ilan edilmesi ve kooperatiflerle birliklerin tekrar ayağa kaldırılması ile mümkündür. Aksi halde sorunumuz tarımsal ürün fiyatları değil, tarımsal ürün yokluğu olacaktır.