1998 – 2014 DÖNEMİNDE YATIRIM HARCAMALARINDAKİ DEĞİŞİM VE YATIRIMLARIN FİNANSMANI

Ülke ekonomisinin büyüme sorunu gündemden hiçbir zaman düşmeyen ve en çok tartışılan konuların başında gelmektedir.

Büyümenin bu kadar önemli olmasının özünde, istihdamın artması, yaratılan katma değerin yükselmesi, gelir dağılımının düzelmesi, ihracat kapasitesinin artması, cari açığın yönetilebilmesi, kur frekansının azalması, hayat pahalılığının/satın alma gücünün düzelmesi gibi bir çok yan ve alt konuları da içermesidir.

Büyümeyi sürdürebilmek ve artırabilmek için verimlilik önemli bir unsur olsa da, yatırım ve yatırımın finansmanı da bir o kadar büyümeyi etkileyen ve tetikleyen temel unsurlardan birisidir.

Gerek alt yapı gerekse üst yapı yatırımları, katma değer yaratmanın en önemli unsuru olduğu kadar, yönetilmesi ve yönlendirilmesi de ülke ekonomisinin gittiği yönü, güçlü be zayıf yönlerini de ortaya koymaktadır.

1998 – 2014 dönemine bakıldığında Yatırım Harcamalarının yapısı ve yoğunlaşmasında önemli tespitler karşımıza çıkmaktadır.

Yukarıda GSMH içindeki sektörler bazındaki toplam yatırım harcamalarının payı (kamu+özel) dikkatlice incelendiğinde sektör bazındaki durum aşağıdaki gibi çıkmaktadır:

TARIM: Payı %6 seviyesinden %4’ün altına doğru gerilemiştir. Aşaıdaki grafikte yıllar itibariyle GSMH içindeki pay ortalamasına bakıldığında da azalış eğilimi açıkça görülmektedir. Tarım yatırımlardaki payını gittikçe kaybetmektedir.

MADENCİLİK: Bu sektörle ilgili yatırım harcamalarının payı düşük olduğu gibi, aldığı payda da ciddi bir artış görünmemektedir.  1998 öncesi dönemde %3-4 seviyesindeki pay zamanla 1,4-1,9 arasında kalmıştır.

İMALAT: Bu sektör en yüksek pay alan sektörlerden birisidir. Özellikle 2001’den sonra 2008’e kadar payında bir artış ivmesi olan bu sektörde, 2008’den itibaren payında bir artış olmamaktadır.

ENERJİ: Son yılardaki en önemli sektörlerden birisi olan Enerji Sektöründeki Enerji Yatırım Harcamalarının payı anılan dönemde yarı yarıya düşmektedir. İlginç olan yatırım payı en çok gündemde olduğu 2002’den itibaren düşüş göstermektedir.

ULAŞTIRMA: En yüksek pay alan bir diğer sektör olan Ulaştırma Sektöründeki yatırım harcamalarının payı da 2000’li yılların başında en yüksek paya ulaşmış, ancak 2007’ye kadar payda bir düşüş yaşanmış bu yıldan sonra ise payı neredeyse sabit kalmıştır.

TURİZM: Sektörün Yatırım harcamalarının payı analiz döneminde neredeyse ikiye katlanmışdır. Ancak sektör payında belirli dönemlerde dalgalanma olduğu da görülmektedir.

KONUT: En yüksek pay alan sektörlerden birisi olmasına rağmen, analiz döneminde payı azalmıştır. Azalışta 1998 – 2001 dönemi yüksek hızlı azalış söz konusu iken, 2001-2007 dönemi düşüş daha düşük bir ivme ile 2007-2014 dönemi ise biraz daha düşük bir ivme ile düşüşü devam etmiştir.

EĞİTİM: Bu sektörde de Turizm sektöründe olduğu gibi bir dalgalanma söz konusudur. Ancak 2011-2014 döneminde bir artış olduğu da görülmektedir.

SAĞLIK:  Bu sektörde de tıpkı Turizm ve Eiğitim sektörlerindeki gibi bir dalgalanma söz konusu ise de özellikle 2007’den sonra payı 5’in üzerinde seyretmeye başlamıştır.

DİĞER HİZMETLER: Bu sektör de analiz döneminde dalgalanma göstermekteyse de dalgalanmanın ivmesi yukarıda ayrıca tanımlanmış olan hizmet sektörlerinden daha yüksektir.

 

1998 – 2014 döneminde sektörlerdeki yatırım harcamalarının GSMH’daki paylarının ortalamasına bakıldığında oluşan dağılım aşağıdaki gibidir:

 

Burada da görüleceği üzere sektörleri ortalama paylarına göre dörde ayırmak mümkündür:

  1. Çok Düşük Pay Grubu: MADENCİLİK
  2. Düşük Pay Grubu: EĞİTİM, SAĞLK, TARIM, TURİZM, ENERJİ
  3. Orta Pay Grubu: DİĞER HİZMETLER
  4. Yüksek Pay Grubu: KONUT, ULAŞTIRMA, İMALAT

Bu sektörlerin GSMH’ya sağlayacakları katma değer, dolayısıyla Büyüme Hızına olan katkıları da birbirinden farklıdır. Söz konusu sektörlerin bazıları doğrudan katma değer yaratırken, bazıları ise dolaylı katma değer yaratabilmektedir. Diğer bir ifade ile bazı sektörlerin çıktıları büyümeyi doğrudan etkilerken, bazı sektörler ise başka sektörleri tetikleyerek büyümeyi etkilemektedir. Buna göre bakıldığında ise karşımıza şu tablo çıkmaktadır:

Burada da görüleceği üzere büyümeyi doğrudan etkileyen sektörlerin GSMH’daki Yatırım Harcama Pay Ortalaması Analiz Dönemi içinde %39 iken, büyümeyi dolaylı etkileyen sektörlerin GSMH’deki Yatırım Harcama Pay Ortalaması ise %61’dir.

Harcama Tutarlarına göre Yatırım Harcamalarındaki Kamu – Özel dağılımına baktığımızda ise %36’ı seviyesine kadar çıkan Kamu Yatırım Harcama payının 2002’den sonra %30’un hatta %25’in altına düştüğü görülmektedir. Analiz Dönemi itibariyle, Yatırım Harcamalarında Kamu Yatırımlarının payı ortalama %23, Özel Sektör Yatırımlarının payı ise %77 seviyesindedir.

Yapılan Yatırım Harcamalarına karşılık, bu harcamalar ile Ekonomiye intikal eden ve Yatırımların Finansmanı ile ilişkilendirilebilecek olan Yabancı Sermaye Girişi, Alınan Dış Borç ve Özelleştirme Gelirlerinden oluşan Ek Finansman Kaynaklarının seviyesi ve yatırımı karşılama oranı ile ilgili tabloya bakıldığında;

  • Analiz döneminde toplam yatırım harcaması 1,3 Trilyon USD seviyesindedir,
  • Anılan dönemdeki Ek Finansman Toplamı 1,03 Trilyon USD olmuştur,
  • Ek Finansmanın 858 Milyar USD’lik, yani %83’lük kısmı Alınan Dış Borçlardan oluşmaktadır,
  • Ek Finansmanın 121 milyar USD’lik kısmı (%12) Yabancı Sermaye Girişleri, 57 milyar USD’lik kısmı ise (%6) Özelleştirme Gelirlerinden oluşmaktadır.

Elbetteki analize konu edilen finansman kaynaklarıının yatırım harcamaları ile doğrudan birebir bağlantısı bulunmamakla beraber, analizimizin kabulüne göre bu mukayese yapılmaktadır.

Yukarıdaki tabloda da görüleceği üzere, ülke ekonomisine intikal eden ve Ek Finansman olarak adlandırdığımız toplam 1,03 Trilyon USD’nin Yatırım Harcamalarını karşılama oranı ortalama %81 seviyesindedir.

Yıllar itibariyle bakıldığında bir dalgalanma görülse de , özellikle 2000, 2002-2004 ve 2006 yıllarında ek finansman, yatırım harcamalarının üzerinde gerçekleşmiş olup, bunun yatırım işletme finansmanı ile kamu cari açıklarının finansmanında kullanıldığını öngörebiliriz.

2001, 2005, 2007 ve 2013 yıllarında ise yatırım harcamalarını karşılama oranı %85-100 aralığında görülmektedir.

2008-2012 arası ve 2014 yılında ise yatırıların karşılanma oranı %85’in altında görülmektedir. Özellikle 2009,2011 ve 2014 yılarında %50-60 bandında bir karşılama oranı görülmektedir.

Genel olarak bakıldığında yatırımların ek finansman ile karşılama oranı ortalama %81 seviyesindedir. Bu da öz kaynaklardan karşılanma oranının %20’ler mertebesinde kaldığını göstermektedir.

Büyümeye destek verecek olan Sabit Sermaye Yatırım Harcamalarında %80’ler seviyesinde ek finansman kullanılması ve bunun ortalama %83 ile dış borç ile finanse edilmesi, beraberinde bu yatırımların işletme dönemlerinde yaratacağı katma değerin %67-70’lik ksımının borç geri ödemeleri ve bu borçların faizlerine gideceği ve ülke ekonomisine kalacak katkının %30’un da altında kalacağı görülmektedir. %20 öz kaynak ile yapılan yatırımlardan  kalacak olan tutarın %20’nin sadece biraz üzerinde kalması beraberinde büyüme oranlarının düşük kalması ve işsizliğin bir türlü indirilememesi sonucunu doğurmaktadır.

Bu durum, öz kaynaklarla yatırımların karşılanma gücünün sürdürülebilir bir ivme kazanamamasına, dalgalanan bir yapıya neden olmaktadır. Nitekim son analizde 8 yıldaki yatırımların ek finansmanla karşılanma oranı %70, son 5 yılda %67 ve son 3 yılda ise yine %70 seviyesindedir.

Bu tespite bir de yukarıda değindiğimiz dolaylı katma değer yaratan sektörlerin yatırım harcamalarındaki ağırlığı da eklendiğinde, yapılan bir yatırımın, bir sonraki yatırımı finanse etme gücü yerinde saymaktadır.

 

 

 

Kaynaklar:

Kalkınma Bakanlığı 2015 Programı
Hazine Müsteşarlığı
T.C.M.B.